Bugun...
ULUL EMRE/İDARECİLERE HANGİ HALLERDE İTAAT EDİLİR


MUHARREM GÜNAY (SIDDIKOĞLU)
 
 

Yüce kitabımızda Cenâbı Hakk Nisa suresi 59. ayette; Kendisine, resûlüne ve bizden olan emir sahiplerine itaati emretmektedir. Her hâlükarda Allah’a ve resûlüne itaat mutlaktır. Fakat “ulul emr (emir sahipleri/idareciler)e itaat konusu ise onların durum ve tutumlarına göre değişir. İtaat edilecek emir sahiplerinin ayeti kerimede de görüldüğü gibi “bizden” olması yani bizim gibi Allah ve resulüne itaat etmiş olmaları gerekir.
 
Nisa Suresi 59. Ayette şöyle buyrulmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Resûl’e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de… Herhangi bir şey hakkında çekişir (anlaşamaz)sanız, eğer gerçekten Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsanız, onu, Allah’a ve Resûlü’ne arz edin (Kur’an ve Sünnet’le halledin). Bu, (sizin için) daha hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.” (Nisa/59)
 
Bu âyet-i kerîmede önce, “Allah’a itaat ediniz, Resûlü’ne itaat ediniz.” denildiği halde, “ulü’l-emre de” denilmekte, “itaat” kelimesi üçüncü defa tekrar edilmemektedir. Çünkü Allah (cc.) ve Resûlü’ne itaat mutlaktır, kayıtsız şartsızdır. Ulü’l-emre itaat ise mutlak değildir. İslâm’a göre seçilmiş ulü’l-emr, meseleleri kendi arzularına göre değil, Allah ve Resûlü’nün emirleri doğrultusunda çözecektir.
 
Ulü’l-emre itaat ise onun Allah ve Resûlü’ne itaati olduğu müddetçedir. Resûlullah (sas.), “Allah’ın emirlerine aykırı işlerde kimseye itaat yoktur.” buyurmuştur (İbni Kesîr (Çetiner), I, 58). Ulü’l-emr için “sizden olacaktır” kaydı vardır. Çünkü Allah’ın hükümlerini beğenmeyerek ve kabul etmeyerek kâfir olanlar, “sizden” ifadesi içine girmez. Buna göre ulü’l-emr, İslâm imanını taşıyacak ve Kur’an’a uygun yaşayacak kimse olmalıdır (7/24; 33/36; 42/10-21). Âyette insanlar arasında geçen anlaşmazlık konularının Allah’ın Kitabı ve Resûlü’nün sünneti ile halledilmesi emredilmektedir.
 
İmam Şâfiî, er-Risâle’sinde, “Sadece Kitab’la yetinmek, sünneti terketmiş nasipsizlerin görüşüdür.” demektedir. Çünkü Sünnet’i kabul etmemek İslâm’ı yıkmaktır. Resûlullah (sas.), “Yalnız Kur’an’a sarılın, bize Allah’ın Kitabı yeter, biz onda gördüklerimize uyarız.” diyenlerin çıkacağını haber vermiş ve onlardan sakındırmıştır. Böyle diyenlerin dinden çıkacağı hakkında icmâ vardır. [bk. 3/164; 4/60, 64 ve dipnotları ile 14/44] (Feyz’ul Furkan, H.T.Feyizli, Nisa 59. Ayetin dip notu)
 
Nisa suresi 59. Ayette mü’minlere hitaben “ Ey iman edenler Allah’a ve resulüne itaat edin” buyrulduktan sonar hemen ardından “ Sizden olan emir sahiplerine de..” Buyrulması dikkate değerdir. Ayette geçen “siz” kapsamına girenlerler ebette Allah ve resulüne itaat eden mü’minlerdir. Emir sahiplerinin bizden olması için tıpkı bizim gibi onların da Allah ve resulüne itaat etmiş ve etmekte olmaları gerekir. Allah ve resulüne/kitap ve sünnete tam manasıyla uymayan ve teslim olmayan emir sahiplerinin/idarecilerin bizden olmaları mümkün değildir. Böyle bir durumda bizden olmayan, kitap ve sünnete uymayan emir sahiplerine itaat etmek de caiz değildir.
 
Bu konuda Ali Küçük hoca Besâiru’l -Kur’an tefsirinde şöyle diyor: Yâni Allah’a ve onun peygamberine yapılacak itaat mutlak bir itaattir, lâkin sahiplerine istenen itaat ise mukayyet bir itaattir. Yâni emir sahipleri Allah’a ve Resûlüne itaat ettikleri sürece ve de kendile¬rine itaat beklediklerinden istedikleri Allah’ın ve Resûlünün istedikle¬rine ters düşmediği sürece onlara da itaat söz konusudur. Onlara itaat ancak bununla kayıtlıdır. Allah ve Resûlüne itaat etmeyen kim olursa olsun onlara itaat haramdır. Hiç kimsenin bu Kur’anî kavramları yamultmaya, tahrif etmeye ve istedikleri anlamlar yüklemeye hakkı yoktur.
 
Bakın Allah’ın Resûlü bir emire itaatin şartlarını bir hadisle¬rin-de şöyle açıklar: “Allah’a isyan konusunda hiç bir beşere itaat söz ko¬nusu değildir, itaat ancak maruf olandadır.” (Buhârî 8/ 132)
 
Yine Rasulullah Efendimiz şöyle buyurur: “Yaratıcıya isyan hususunda hiç bir yaratılmışa itaat yoktur.” (Ahmed)
 
Bütün bu ve benzeri hadislerden anlıyoruz ki Müslümanların Al¬lah’a itaat etmeyen ve Allah’a isyanı emreden yöneticilere itaat et¬meleri haramdır. Onlara ancak maruf hususlarda itaat söz konusudur. Bunlar ister babamız anamız makamında olsunlar, ister devlet baş¬kanı olsunlar, ister amir müdür konumunda olsunlar, ister koca, ister ilim adamı makamında bulunsunlar Allah’a itaat etmeyene kesinlikle itaat haramdır. Efendim onlar ne yaparlarsa yapsınlar, ne ederlerse etsinler, mutlaka bir hikmete mebni yaparlar, binaenaleyh bize düşen onların yaptıklarını sorgulamadan yerine getirmektir diyenlerin, efen¬dilerine kayıtsız şartsız teslimiyet göstermeden yana olanların sapık¬lıkları da anlatılıyor bu âyet-i kerîmede. (Besâiru’l -Kur’an; Ali Küçük Nisa 59. Ayetin tefsirinden)
 
Evet biz ister parti genel başkanı isterse başbakan, cumhurbaşkanı olsun bizden olan ve bizim gibi Allah ve rasulüne itaat eden emir sahiplerine itaat ederiz bizden olmayanlara değil.


Bu yazı 416 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI