Bugun...
NEDEN TÜRK-İSLAM BİRLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR?


AKIN ŞEN
 
 

Geçenler de okuduğum bir gezi kitabın da çok güzel bir anıya rastladım. Öncelikle bu kitap da ki anıyla sözlerime başlamak isterim. Yıl 1980 Kültür Bakanlığımız Tarafınca Türkistan da araştırma yapmak için gönderilen birbirinden değerli yazarlarımız, ata bağrı topraklara yol alırlar. Uçaktan iner inmez onları kardeşlerimiz adeta bir toy yeri gibi karşılar hatta sizlere mübalağa yapmış gibi olacağım ama ayaklarına kapanıp ayaklarının üstünde ki toprağı yüzlerine sürerler. Yazarımız hemen gencecik çocukları yerden kaldırıverir siz ne yapıyorsunuz siz dünyaya hükmeden bir ceddin torunusunuz asla ve asla başınız yere eğilmesin! Genç arkadaşımız çok güzel ve duygulu bir cevap verir. Ağabey babam dedi ki git onları karşıla ayaklarında ki tozu al yüzüne sür sonra yüzünü gel evde öpeyim ata topraklarımızın kokusunu alayım, Anadolu’nun hislerini her yerim de hissedeyim!
 
İşte gerçek kardeş, işte gerçek bir vefa timsali ve işte gerçek davadaşlarımız ve ne yazık ki bizim unuttuğumuz o mübarek topraklar! Şimdi isterseniz biraz Ata topraklarımızın yer altı zenginliklerinden bahsedelim ve yorumu daha sonrasında sizlere değerli okuyucularıma bırakayım.
 
21.yy enerji kaynaklarının birçoğu Türk-İslam dünyasında fakat bundan faydalanamamaktayız. Neden demeyin anlatınca, anlayacaksınız zaten. Ortadoğu dünya gaz rezervinin yaklaşık %40’na sahip bunun %32 yakını körfez bölgesinde. Ayrıca Kafkas ve Orta Asya ülkeleri petrol ve doğalgaz bakımından oldukça zengindir. Hatırladınız değil mi bir zamanlar ceddimizin at koşturduğu topraklar ya da unuttuğumuz topraklar mı demeliyiz? Örneğin Kazakistan’da tespit edilmiş 10-17 milyar varildir. Yani bu neyin kanıtıdır Türk-İslam birliği dünyanın birçok özelliğine yön verecek durumda iken fakat yön veremiyor. Nedeni açık, senin uyuman senin uyumanı fırsat bilenlerin oyunu ve senin bu kadar zenginken fakir duruma düşmen. Nerde kalmıştık eyy halkmı demiştik, evet eyy halk diyorum hatta eyyyyyy diye uzatmak istiyorum, elimden gelse boş sayfalar dolusu uzatmayı düşünüyorum. Neden mi? Şimdi benim milletim söze gelince diyor ki Azerbaycan kardeş.
 
İki ayrı devlet tek millet diyor. Ne güzelde söylüyor benim ,Güneydoğudaki anam ve ne güzel söylüyor benim Batıda ki babam ve ne güzelde söylemiş Karadeniz’deki Dursun amcam hatta ne güzel söylemiş Güneydeki Hüseyin dedem. Peki bu söylenenler, nankör gençliğimiz tarafından nasılda unutulmuş. Kızma Hüseyin dedem, Kızma Anam, Kızma Dursun Amcam, suç bizde biz unuttuk onları, biz kendimizi düşünmekten bencillik çukuruna düştük. Bıraktık onları, kızma yeter ki kızmayın tüm suç bizde. Çünkü onlar acılar içinde kıvranırken, Doğu Türkistan’da benim bacımın namusuna geçerlerken, Çeçenistan’da Şeyh Şamilin torunlarını vahşetli bir şekilde zevk misali öldürülürken, Çin de benim milletimi haince işkencelerle yok ederken, Kerkük de, Suriye de ve ismini buraya sığdıramadığım nice ata bağrı topraklar da kardeşlerimizin kanları oluk oluk akarken biz uyuduk, uyutulduk. O eski Mevlana kalpli, Yunus bakışlı kalbimize karanlık güçleri hakim kıldık,onlar orada can verirken,namusu için gerektiğinde kendi kendini asan analarımız bacılarımız varken,biz burada,batının Johnsu, maykılı ,yahudinin hahamı,hıristiyanın papazı ile uğraştık. Batı, batı batı batı batı batıııııı, diyerek kalbimizi mühürleyip özümüzü unuttuk, kızmayın yeter ki kızmayın suçta bizde, bezede bizde.
 
Ahh batı ne nankör adın varmış, ahh batı ne kirli oyunlarla halkımı uyutmuşsun ve ah ki ne ah benim milletimde senin oyunlarına gelip uyumuş. İçimi hiçbir şey yakmazda benim milletimin oyuna gelmesi yakar. Hain çarklarda kumar masalarında namusunu karısını kızını satan benim milletim olamaz, faizle uğraşıp bunu da marifetmiş gibi anlatan benim milletim olamaz, sokaktaki yaşlı amcamı, nenemi kolundan tutup da yardım etmeyen, otobüste yer vermeyen, iftar zamanı orucunu içkiyle açan benim milletim gençliğim olamaz. Ve bunların en vahimi de dünyada bu kadar Müslüman-Türk kanı dökülürken benim milletim diskoteklerde, orada burada kendinden geçmişçesine yobazlar gibi gözü kapalı izleyemez. Bu millet Türk milleti olamaz.
 
Ah içinde gizli bir vatan aşkı olan gençliğim, ah hamurunda İslam terbiyesi olan kardeşim, senin hamurunu ekşitmişler, içini köreltmişler. Ama ben biliyorum sen büyük bir milletin torunusun, sen bu dünyaya nizamı vermiş bir ceddin torunusun ve en önemlisi sen davası Türk-İslam olan kişisin. Suç bizlerde, kendileri büyük makam koltuklarında oturupta, icraatları küçük olan maşa beyinlilerde asıl suç . Uyuttular çünkü izin vermediler uyanmamıza.
 
Benim Türkistan’daki kardeşim katledilirken hain medyanın kötü insanları göstermedi onları, benim Çeçenistan’da katledilen genç kardeşimi göstermediler, benim Arakandaki Müslüman kardeşim can çekişirken anlatmadılar, benim Azerbaycan’daki Müslüman kardeşim asimile politikaları uygulanırken bunları söylemediler. Çünkü onlarında amaçları buydu, çünkü onlarda korkuyordu yaralı aslan olan Türk Milleti’nin içinde halen Osmanlının yıkılmasından dolayı kapanmaz bir yarayla kalan bir Türk-İslam genci istemiyorlardı.
 
Onlarda biliyordu yaralı aslanı diriltirsek yeniden Osmanlı olacağımızı onlarda biliyordu. Bu dünyaya nizamı getirip yeniden bir çiçek bahçesi yapacağımızı hissediyorlardı. Fakat onlar daha fazla kazanmak uğruna, daha fazla aç gözlülük uğruna hem kendilerini daha da acısı millettini bitirdiğininde farkındalardı, yinede göz yumuyorlardı. Ah hain medya vah hain medya, körelttin benim gencimin, Ahmedimin, Hasanımın, Ayşemin, Sümeyyemin, Betülümün gözünü körelten medya vah ki ne vah. (sözüm bu devlet için gerçekten çalışan her ne olursa olsun her şey pahasına namusuyla hakkıyla işini yapanlara değil).
 
Şimdi anladın mı arkadaşım neden birliğe ihtiyacımız varmış. İşte bunları görmek için görüp de uyanmak için, benim can çekişen kardeşimi kutarmak için, namusumu kirleten hain düşman için birliğe ihtiyacımız var be arkadaşım. Bırak birbirinle kavga etmeyi, bırak siyaset için birbirini vurmayı, sen orada birbirini vurmakla uğraşırken, sen diskoteklerde yabancı müziklerle hipnoz olurken, sen barlarda dolaşıp gününü gün ederken, benim orada katledilen milletimi unutmuşsun. Bunu hatırlatacak birilerine ihtiyacımız var yeniden bir Fatih gelmeyecek, yeniden bir Osman bey olmayacak, fakat onların torunları inşallah yeniden bir nizamı alem yaratacak.
 
İnanıyorum sizlere güveniyorum sizlere Türk Milleti yeri gelecek yeniden dirilecek. Buradan sesleniyorum güneş batmayan ülkelere, hain Moskoflara ve eziyetleri ile meşhur Çinlilere. Sizler ne kadar oyunlar oynasanız da, ne kadar çabalasanız da bu millet elbet bir gün Kurana sarılacak, elbet bir gün vatan aşkı ile tutuşan gençlik bir gün gelip nizamımı dünyaya bahş edecek. Bizler sizin gibi geçmişten kalma kinimizle karşınıza çıkmayacağız. Çünkü Müslüman’a kin yakışmaz, Müslüman’a öç alma yakışmaz ve Türk’e insan katletme yakışamaz. Müslüman’a kine karşı gül, nefrete karşılık bir damla su ve katletmeye karşılıkta şehitlik düşüncesi yakışır.
 
İşte biz böyle biz milletiz ve böyle bir milletin evlatları inşallah yüce Mevla’m bizlere de gösterirse bir gün dirilip yeniden dünyayı hakim kılacaktır.


Bu yazı 454 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI