ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM, ZALİMİ ASLA SEVEMEM

TUZ ALIP KOŞMAK ! KIRILDIKÇA DİRİLDİK GECİKEN 28 ŞUBAT OPERASYONU TRABZON’A ÇAĞRI ŞİŞLİ’NİN ŞEHİT BAŞKANI YUSUF BAHRİ GENÇ (1)
   Kullanıcı Adı :    Parola :   
E. Semih Yalçın'dan Soykırım Açıklaması

 

Cumhuriyetin temel normlarını tahribata uğratan, millî hassasiyetleri okyanus ötesi törpüsüyle aşındıran AKP yönetimi, Türkiye’nin elini kolunu bağlamıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Prof. Dr. E. Semih Yalçın'ın soykırım iddialarının reddini suç sayan yasanın Fransız Senatosunda kabulüne ilişkin yapmış olduğu yazılı basın açıklaması.  26 Ocak 2012

Ermenilerin soykırım iddialarını reddetmeyi suç sayan utanç yasasının Fransa meclisinden sonra senatodan da geçmesi şaşırtıcı olmamıştır. Bu antidemokrat ve çağ dışı yasayı Cumhurbaşkanı Sarkozy de kemali memnuniyetle onaylayacaktır. 60 milletvekili ve senatörün başvurusuyla konu anayasa mahkemesine de götürülebilecektir, ama sonuç ne olursa olsun ortaya çıkan hakikat çarpıcı ve uyarıcı niteliktedir.

Utanç yasasının büyük gürültü ve şovlarla Fransız parlamentosu ve senatosundan geçmesi, Türkiye’nin uluslararası platformda bundan sonra yaşayacağı sorunların habercisidir. Bu mesele sadece Sarkozy’nin oy avcılığıyla açıklanamaz, bu kadar basit değildir.

Utanç yasasının kabulü, İkinci Dünya Savaşı’nda Alman işgaline direnen Fransız yeraltı teşkilatı Rezistans’taki yararlı faaliyetlerinden dolayı Ermenilere medyunu şükran olmalarıyla da izah edilemez. Bu iğrenç ve aşağılık yasa, Fransızların Birinci Dünya Savaşı yıllarında Anadolu topraklarında Türklere karşı kullanıp binlercesinin ölümüne sebep oldukları Ermenilere duydukları derin mahcubiyeti bir nebze olsun azaltmak için de geçirilmemiştir.

Bu işin arkasında başka global planlar ve “müstemleke” anlayışından beslenen ince hesaplar vardır. Bu hesapları üzerimize çeviren, Fransızların ve Batı dünyasının Türkiye ve Türklere duydukları tarihî husumettir.

Fransız senato ve meclisindeki oylamalar, Türk düşmanlığının manifestosu ve ilanıdır. Türkiye’nin bölgesindeki ve dünyadaki caydırıcı varlığından öteden beri rahatsız olan Batı dünyasının açtığı siyasî ve ekonomik savaşın Fransa’da aleniyete dökülmesidir.

Bununla birlikte Fransa, içine düştüğü ekonomik açmazı ve AB’nin kaygı verici geleceğini gündemden düşürmek için Ermeni diasporasının şımarıklıklarından faydalanmaktadır. Fransa’nın Ermenilerin gülünç hassasiyetlerini uluslararası ilişkilere malzeme yaparak ortaya koyduğu affedilmez istismarın, geçmişte yaptıklarıyla pek farkı yoktur. Fransa bir şekilde yine Ermenileri kullanmaktadır.

Fransa, Orta Doğu ve İslam coğrafyasındaki çıkarlarına engel gördüğü Türkiye’yi dünya kamuoyu nezdinde suçlu duruma düşürmeye, itibarını yok etmeye çalışmaktadır.

Fransa’nın ortaya koyacağı hiçbir gerekçe, onun gerçek yüzünü, Türkiye’ye ve Türk milletine duyduğu öğretilmiş nefret ve kini gizleyemez. Fransa eline fırsat geçtiğinde, Kurtuluş Savaşı yıllarında Çukurova ve Güneydoğu Anadolu’da tattığı acı mağlubiyetlerin, yaklaşan İkinci Dünya Savaşı tehdidinin de etkisiyle Hatay’ı Türkiye’ye bırakmak zorunda kalışının intikamını almak isteyecektir.

Bundan böyle özellikle Avrupa kamuoyundan ve Batı dünyasından benzer çıkış ve tavırlar beklenmelidir.Demokrasinin beşiği Avrupa’da mezara gömüldüğü sanılan faşizm, Paris’te hortlamıştır. Beyinlerin ve zihinlerin ipotek altında tutulduğu, fikir hürriyetinin rafa kaldırıldığı bir ülkede demokrasiden söz etmek için safdil olmak gerekir.

Avrupa’da milyonlarca Türk yaşamaktadır. Bugün Türkiye aleyhinde yasalar çıkaran Fransa hükümetinin tutumu bütün Avrupa ülkelerine yayılır ve oralarda yaşayan Türklerin en basit demokratik hakları bile yeni karar ve uygulamalarla kısıtlanırsa bu işin sonu nereye varacaktır?

AB ve AB ülkeleriyle ilişkilerin bu noktaya gelişini yalnızca Batı dünyasının tarihî ön yargılarına bağlamak, meseleyi eksik değerlendirmek olacaktır. Bu tablonun bir numaralı sorumlusu, Türkiye’nin temel taşlarını yerinden oynatan, millî değerleri aşındıran AKP hükümetidir. Değişim ve demokratikleşme serabı yaratarak ülkemizi bozulma ve yıkım çölüne sokan AKP yönetimidir. Sözüm ona demokratikleşme, insan hak ve hürriyetleri, sivilleşme, askeri vesayetin ortadan kaldırılması gibi gerekçelerle Cumhuriyetin temel normlarını tahribata uğratan, millî hassasiyetleri okyanus ötesi törpüsüyle aşındıran AKP yönetimi, Türkiye’nin elini kolunu bağlamıştır.

AKP yönetimini şimdiden uyarıyoruz. Hükümet,  Avrupa’da yaşayan Türklerin, Fransa başta olmak üzere AB ülkelerinde yaşayacağa sorunlara karşı şimdiden çözüm yolları aramalıdır. Türkiye’nin dünya kamuoyunda uğradığı zararı telafi etmek için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Atı alan Üsküdar’ı geçmeden hükümet takkesini önüne koymalıdır. Bundan sonra Batı dünyasından gelecek yeni hamlelere Türkiye’yi hazırlamalı, Türk milletinin rencide edilmesine ve devletimizin daha fazla yıpratılmasına müsaade etmemelidir.

Tarih: 26.01.2012 Saat: 13:36 Gönderen: yusufiyeli

 

 
· Daha fazla Siyasi Gündem
· Haber gönderen yusufiyeli


En çok okunan haber: Siyasi Gündem:
Şok karar Karakoç ve Arpacık Tutuklandı ! Şoktayız !

Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

İlgili Konular

Siyasi Gündem

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.